|
Adım Adım Çırabozan
Çırabozan çocukluğumuzda analarımızın
görmemize izin vermedikleri yerlerin başında idi. Bizi
korkutmaya çalışırlardı. Şöyle olur böyle olur diye.
Tabii ki söz dinlemeyen uslu da olmayan çocuklar olarak
buraları gezdik. O zamanlar Çırabozan'a ancak yukarıdan
girilebiliyordu. Aşağı da ki giriş kapalı idi. Sonra biz
sadece dışarıdan görülen iki pencerenin yanına kadar
girebiliyorduk. Daha aşağısı yukarıdan akan taş ve
toprakla dolu idi. Gerçi bir kaya yarığından da girip
çıkmakta mümkündü.
Çırabozan'ın kale içinde kalan ağzına
kadar gelebilmek için bir hayli tehlikeli patikalardan
geçmek gerekirdi. Kimi zaman çıra ile kimi zaman da el
yordamı ile gözümüzü karanlığa alıştırarak girerdik.
Yani buraları o zamanlar gezmek biraz cesaret isterdi.
Bu yüzden Çırabozan'ı gezen gören çok fazla değildir.
Çırabozan'a ulaşmak artık kolay
Birinci köprünün başından Çırabozan'a
yol ayrılıyor. Burası da taş döşeme. Yol bir yanda su
harkı bir yanda parmaklıkla devam ediyor. Kanlı Cevizin
yanına kadar düz bir yol. Bu cevize niye kanli denmiş
bilen pek yoktur. Ama biz öğrendik. Belediye mezbahası
yapılmadan önce hayvanlar burada kesilirmiş.
Kanlı Cevizin yanındaki merdivenden
çıkıyoruz. Gene bir düz yoldan ilerliyoruz. Sol tarafta
kayalara bazı oyuklar oyulmuş. Bu oyukların niye
yapıldığını merak ediyoruz. Çocukluğumuzda buraya
yıkanmak için gelirdik. Bir arkadaşım bu çevrede bir
iskelet gördüğünü bana anlattı. Ortalık bir yerde
gördüğünü söyledi. Bu oyuklar yetişkin bir kişiyi
yatıracak kadar uzun değil. Sonra bu oyukların kenarında
kapak kapatmak için yuva açılmış olduğu görülüyor.
Biraz daha ilerleyip Çırabozan
girişinden içeri giriyoruz. Önceden bu girişi kapatan
bir duvar vardı. Bu duvarın ne zaman yapıldığı belli
değil. Soruşturmalarımıza inandırıcı cevaplar alamadık.
Arkeolojik kazı çalışmaları devam ediyor
Çırabozan kayaya oyulmuş, bir dehliz.
Bu dehliz kimi yerde bir minare merdiveni gibi helezoni
yapıda, kimi yerde ise, sağa sola dönüşler yapan
bildiğimiz merdivenlerden. Merdiven girişte sağa doğru
helezoni olarak yükseliyor. Arkeolojik çalışmalar bu
merdivenlerin sola ve aşağıya doğru devamını açmaya
yönelik. Yukarıdan akan taş toprak burayı doldurmuş.
Aşağıya indikçe daha eski dönemlere ait buluntular
umuluyor. Şimdilik bulunanlar çanak çömlek kırıkları.
Kazı çalışmaları yeni başlamadı. Ancak
bir sürpriz gelişme bu çalışmanın yönünü değiştirdi.
Meğer bizim bildiğimiz Çırabozan'ın bir yavrusu varmış
bu ortaya çıktı. Kazı çalışmalarının devam edebilmesi
için bu yeni dehlizden akan taş ve toprağın temizlenmesi
gerekiyordu, bir aydır bunun için çalışıldı. Bu tünelden
gelen iri taşlar çalışmaları yavaşlattı. Herhangi bir
kazaya neden olamaması için çok dikkatli ve tedbirli
davranıldı.
Çırabozan'da merdivenlerden güvenle çıkılabilir
Biz yeniden Çırabozan'a dönerek
onarılmış ve kenarlara korkuluklar yapılmış basamakları
çıkmaya başlıyoruz. Bir yandan da girişi zemin kabul
ederek basamakları sayıyoruz.. Önce ilk üç basamak ve
bir düzlük ve dönerek çıkan merdiveni çıkmaya başladık.
Önce sağ tarafta bir kaya oyuğu vardı. Burada çalışma
yapılmadan önce de dikkatimizi çekmişti. Şimdi
temizlendi. Anlaşıldı ki girişin altına ve yeni dehlizi
girişine gidiyor.
Ara ara lamba koymuşlar ama dehlizin
her yeri aydınlık değil. Kimi yerlerde bu lambaların
sarı ışığı ile açıklıklardan gelen mavimsi gün ışığı çok
güzel görüntüler yaratıyor. Burayı görmeye gelenlerin
ellerinde fotoğraf makineleri olmalı. Biraz dönünce
yukarda ki iki pencerenin ışıkları bize yol gösteriyor.
Basamakları sayıyoruz pencerenin kenarı tam 69 basamak
geldi.
Burada iki pencere, kayaya oyma iki
sütunlu bir bölme var. Kayalara çeşitli girintiler ve
çıkıntılar oyulmuş.
Dönerek çıkmaya devam ediyoruz. 95.
basamakta bir dönüş var. Dönüşten biraz ileride aşağıdan
127. basamağa denk gelen yerde bir kaya yarığı var. Bu
yarık yukarıdan gelen derin bir yarık.Aşağıdan yukarı
bakınca gökyüzü görülebiliyor. İki kaya arasına kaya
parçaları sıkışmış. Yarık Çırabozan'ın yukarıdaki
ağzının yanından başlayıp aşağı doğru devam ediyor,
yukarı da ki iki pencerenin de yanından geçiyor.
Dehlizin iki duvarından da geçerek kayanın içine doğru
devam ediyor.
İkinci pencere yada kapı
148. Basamakta bir dönüş daha var.
Burayı dönünce bir yanda tünel aydınlatmasının sarı
ışığını sağ tarafta da dışarıdan sızan gün ışığını
görüyoruz. Gün ışığı sözünü ettiğimiz kaya yarığına
açılan açıklıktan geliyor. Bu açıklığın başladığı
basamak 170. basamak. Buradan dışarı bakıyoruz. İki kaya
kütlesi arasında 30-35 santimlik bir ara var.
Çocukluğumuzda buradan geçebilirdik.
Üçüncü pencere
Gene bir dönüş ve ileride bir kere
daha gün ışığını görüyoruz. Burası da aynı yarıktan
geliyor. Bu pencereleri isteyerek açmış olmalılar. Hem
ışık almak hem de havalandırmayı sağlamak için. Bu
açıklıktan Boyabat'ın bir kısmı görülebiliyor. Ama
buradan girip çıkmak imkansız.Basmakları saymaya devam
ediyoruz. Bu pencere kenarına kadar 209 basamak
saymışız.
Artık dehlizin üst taraflarına
yaklaşmışız. Merdiven sola doğru dönerek yükseliyor.
Karşı tarafta bir aydınlatma lambası var ama gün ışığını
da görebiliyoruz. Dönüş yeri 250. basamağa rastlıyor.
Yedi basamak daha çıktığımız zaman küçük bir düzlüğe
varıyoruz.
Biz Çırabozan'da toplam 297 basamak saydık.
En yukarıda yan yatırılmış demir bir
merdiven vardı. Merdiven burayı gezmeye gelenlerin
rahatça inip çıkabilmeleri için yapılmış.
Burada dehlizin yüksekliğini ve enini
ölçtük. Eni pek değişmiyor birkaç yerde ölçtük yaklaşık
340 santim geliyor.
Basamak sayıları aşağı yukarı Bekir
Başoğlu'nun verdiği sayılarla aynı. Bu gün basamaklar
temizlendiği için, silinmiş basamaklar onarıldığı için
bizim saydığımız sayıyı doğru kabul etmeliyiz.
Dehliz ikiye ayrılıyormu?
Bekir Başoğlu yukarıdan ilk pencereye
85 basamak saymış. Bu bizim saydığımızla aynı. Ancak
bundan sonra diyor ki "48 metre daha indiğimiz
de bir terasa rastlanır, burada tünel ikiye ayrılır, bu
yol kapalıdır". İşte biz burayı bulamadık.
Buradan 48 metre daha aşağı doğru ölçüm yapmadık. Ama
böyle bir dehliz de görmedik. Sözü edilen dehlizin
doğuya dönerek şehrin altından geçtiği, erenlik tepesine
ulaştığı söylenmektedir. Verilen bilgilere göre
yukarıdan hesap edersek bu yol ayrımı benim sözünü
ettiğim dehlizin içinden geçen kaya yarığına denk
düşüyor. Aşağıdan yani en alttaki pencereden 101 basamak
yukarı çıkarsak En yukarıdaki kaya aralığına açılan iki
pencerenin aralarında bir yere denk düşüyor.
Dehliz insanların ziyaretine açılırsa gelenler herhalde
bu efsanevi dehliz ağzını arayıp bulmak isteyeceklerdir.
Bekir Başoğlu'nun bilgilerden onun
şimdi açık olan girişe kadar indiğini anlıyoruz. Ama
onun gezdiği zamanda da bu girişin bir duvarla
kapatılmış olduğunu da öğrenmiş oluyoruz. Ancak çay
seviyesinin buraya kadar ulaşacak kadar yüksek olduğu
düşüncesine katılamıyoruz. Çünkü bu dehliz bu girişten
aşağıya doğru inmeye devam ediyor. Bir aydan beri devam
eden kazılar burayı açmak için yapılıyor.
Yarasalardan sonra Çırabozan ziyaretçilerini bekliyor
Bir iki yıl önce yarasaların ve
tinercilerin mekanı olan bu esrarengiz dehliz şimdi
meraklılarının geleceği günleri bekliyor. Esrarengiz
çünkü daha bize hangi sürprizleri barındırdığını
bilmiyoruz. Kim bilir daha nelerle karşılaşacağız.
|