Boyabat Tarihi
 Boyabat Evleri
 
 Yeraltı Şehri
 
 Cemalettin Göleti
 

Adım Adım Çırabozan

Çırabozan çocukluğumuzda analarımızın görmemize izin vermedikleri yerlerin başında idi. Bizi korkutmaya çalışırlardı. Şöyle olur böyle olur diye. Tabii ki söz dinlemeyen uslu da olmayan çocuklar olarak buraları gezdik. O zamanlar Çırabozan'a ancak yukarıdan girilebiliyordu. Aşağı da ki giriş kapalı idi. Sonra biz sadece dışarıdan görülen iki pencerenin yanına kadar girebiliyorduk. Daha aşağısı yukarıdan akan taş ve toprakla dolu idi. Gerçi bir kaya yarığından da girip çıkmakta mümkündü.

Çırabozan'ın kale içinde kalan ağzına kadar gelebilmek için bir hayli tehlikeli patikalardan geçmek gerekirdi. Kimi zaman çıra ile kimi zaman da el yordamı ile gözümüzü karanlığa alıştırarak girerdik. Yani buraları o zamanlar gezmek biraz cesaret isterdi. Bu yüzden Çırabozan'ı gezen gören çok fazla değildir.

 

Çırabozan'a ulaşmak artık kolay

Birinci köprünün başından Çırabozan'a yol ayrılıyor. Burası da taş döşeme. Yol bir yanda su harkı bir yanda parmaklıkla devam ediyor. Kanlı Cevizin yanına kadar düz bir yol. Bu cevize niye kanli denmiş bilen pek yoktur. Ama biz öğrendik. Belediye mezbahası yapılmadan önce hayvanlar burada kesilirmiş.

Kanlı Cevizin yanındaki merdivenden çıkıyoruz. Gene bir düz yoldan ilerliyoruz. Sol tarafta kayalara bazı oyuklar oyulmuş. Bu oyukların niye yapıldığını merak ediyoruz. Çocukluğumuzda buraya yıkanmak için gelirdik. Bir arkadaşım bu çevrede bir iskelet gördüğünü bana anlattı. Ortalık bir yerde gördüğünü söyledi. Bu oyuklar yetişkin bir kişiyi yatıracak kadar uzun değil. Sonra bu oyukların kenarında kapak kapatmak için yuva açılmış olduğu görülüyor.

Biraz daha ilerleyip Çırabozan girişinden içeri giriyoruz. Önceden bu girişi kapatan bir duvar vardı. Bu duvarın ne zaman yapıldığı belli değil. Soruşturmalarımıza inandırıcı cevaplar alamadık.

Arkeolojik kazı çalışmaları devam ediyor

Çırabozan kayaya oyulmuş, bir dehliz. Bu dehliz kimi yerde bir minare merdiveni gibi helezoni yapıda, kimi yerde ise, sağa sola dönüşler yapan bildiğimiz merdivenlerden. Merdiven girişte sağa doğru helezoni olarak yükseliyor. Arkeolojik çalışmalar bu merdivenlerin sola ve aşağıya doğru devamını açmaya yönelik. Yukarıdan akan taş toprak burayı doldurmuş. Aşağıya indikçe daha eski dönemlere ait buluntular umuluyor. Şimdilik bulunanlar çanak çömlek kırıkları.

Kazı çalışmaları yeni başlamadı. Ancak bir sürpriz gelişme bu çalışmanın yönünü değiştirdi. Meğer bizim bildiğimiz Çırabozan'ın bir yavrusu varmış bu ortaya çıktı. Kazı çalışmalarının devam edebilmesi için bu yeni dehlizden akan taş ve toprağın temizlenmesi gerekiyordu, bir aydır bunun için çalışıldı. Bu tünelden gelen iri taşlar çalışmaları yavaşlattı. Herhangi bir kazaya neden olamaması için çok dikkatli ve tedbirli davranıldı.

Çırabozan'da merdivenlerden güvenle çıkılabilir

Biz yeniden Çırabozan'a dönerek onarılmış ve kenarlara korkuluklar yapılmış basamakları çıkmaya başlıyoruz. Bir yandan da girişi zemin kabul ederek basamakları sayıyoruz.. Önce ilk üç basamak ve bir düzlük ve dönerek çıkan merdiveni çıkmaya başladık. Önce sağ tarafta bir kaya oyuğu vardı. Burada çalışma yapılmadan önce de dikkatimizi çekmişti. Şimdi temizlendi. Anlaşıldı ki girişin altına ve yeni dehlizi girişine gidiyor.

Ara ara lamba koymuşlar ama dehlizin her yeri aydınlık değil. Kimi yerlerde bu lambaların sarı ışığı ile açıklıklardan gelen mavimsi gün ışığı çok güzel görüntüler yaratıyor. Burayı görmeye gelenlerin ellerinde fotoğraf makineleri olmalı. Biraz dönünce yukarda ki iki pencerenin ışıkları bize yol gösteriyor. Basamakları sayıyoruz pencerenin kenarı tam 69 basamak geldi.

Burada iki pencere, kayaya oyma iki sütunlu bir bölme var. Kayalara çeşitli girintiler ve çıkıntılar oyulmuş.

Dönerek çıkmaya devam ediyoruz. 95. basamakta bir dönüş var. Dönüşten biraz ileride aşağıdan 127. basamağa denk gelen yerde bir kaya yarığı var. Bu yarık yukarıdan gelen derin bir yarık.Aşağıdan yukarı bakınca gökyüzü görülebiliyor. İki kaya arasına kaya parçaları sıkışmış. Yarık Çırabozan'ın yukarıdaki ağzının yanından başlayıp aşağı doğru devam ediyor, yukarı da ki iki pencerenin de yanından geçiyor. Dehlizin iki duvarından da geçerek kayanın içine doğru devam ediyor.

İkinci pencere yada kapı

148. Basamakta bir dönüş daha var. Burayı dönünce bir yanda tünel aydınlatmasının sarı ışığını sağ tarafta da dışarıdan sızan gün ışığını görüyoruz. Gün ışığı sözünü ettiğimiz kaya yarığına açılan açıklıktan geliyor. Bu açıklığın başladığı basamak 170. basamak. Buradan dışarı bakıyoruz. İki kaya kütlesi arasında 30-35 santimlik bir ara var. Çocukluğumuzda buradan geçebilirdik.

Üçüncü pencere

Gene bir dönüş ve ileride bir kere daha gün ışığını görüyoruz. Burası da aynı yarıktan geliyor. Bu pencereleri isteyerek açmış olmalılar. Hem ışık almak hem de havalandırmayı sağlamak için. Bu açıklıktan Boyabat'ın bir kısmı görülebiliyor. Ama buradan girip çıkmak imkansız.Basmakları saymaya devam ediyoruz. Bu pencere kenarına kadar 209 basamak saymışız.

Artık dehlizin üst taraflarına yaklaşmışız. Merdiven sola doğru dönerek yükseliyor. Karşı tarafta bir aydınlatma lambası var ama gün ışığını da görebiliyoruz. Dönüş yeri 250. basamağa rastlıyor. Yedi basamak daha çıktığımız zaman küçük bir düzlüğe varıyoruz.

Biz Çırabozan'da toplam 297 basamak saydık.

 En yukarıda yan yatırılmış demir bir merdiven vardı. Merdiven burayı gezmeye gelenlerin rahatça inip çıkabilmeleri için yapılmış.

Burada dehlizin yüksekliğini ve enini ölçtük. Eni pek değişmiyor birkaç yerde ölçtük yaklaşık 340 santim geliyor.

Basamak sayıları aşağı yukarı Bekir Başoğlu'nun verdiği sayılarla aynı. Bu gün basamaklar temizlendiği için, silinmiş basamaklar onarıldığı için bizim saydığımız sayıyı doğru kabul etmeliyiz.

Dehliz ikiye ayrılıyormu?

 Bekir Başoğlu yukarıdan ilk pencereye 85 basamak saymış. Bu bizim saydığımızla aynı. Ancak bundan sonra diyor ki "48 metre daha indiğimiz de bir terasa rastlanır, burada tünel ikiye ayrılır, bu yol kapalıdır". İşte biz burayı bulamadık. Buradan 48 metre daha aşağı doğru ölçüm yapmadık. Ama böyle bir dehliz de görmedik. Sözü edilen dehlizin doğuya dönerek şehrin altından geçtiği, erenlik tepesine ulaştığı söylenmektedir. Verilen bilgilere göre yukarıdan hesap edersek bu yol ayrımı benim sözünü ettiğim dehlizin içinden geçen kaya yarığına denk düşüyor. Aşağıdan yani en alttaki pencereden 101 basamak yukarı çıkarsak En yukarıdaki kaya aralığına açılan iki pencerenin aralarında bir yere denk düşüyor.

Dehliz insanların ziyaretine açılırsa gelenler herhalde bu efsanevi dehliz ağzını arayıp bulmak isteyeceklerdir.

 Bekir Başoğlu'nun bilgilerden onun şimdi açık olan girişe kadar indiğini anlıyoruz. Ama onun gezdiği zamanda da bu girişin bir duvarla kapatılmış olduğunu da öğrenmiş oluyoruz. Ancak çay seviyesinin buraya kadar ulaşacak kadar yüksek olduğu düşüncesine katılamıyoruz. Çünkü bu dehliz bu girişten aşağıya doğru inmeye devam ediyor. Bir aydan beri devam eden kazılar burayı açmak için yapılıyor.

Yarasalardan sonra Çırabozan ziyaretçilerini bekliyor

Bir iki yıl önce yarasaların ve tinercilerin mekanı olan bu esrarengiz dehliz şimdi meraklılarının geleceği günleri bekliyor. Esrarengiz çünkü daha bize hangi sürprizleri barındırdığını bilmiyoruz. Kim bilir daha nelerle karşılaşacağız.

 

 Salar Köyü Kaya

 Mezarı

 
 Boyabat Kalesi
 
 Bazalt Kayaları