|
|
Boyabat Evleri
Tepelerin
yamaçlarına ve eteklerine kurulmuş bir kent olan
Boyabat'ta geleneksel konutların parsel içindeki
konumunu öncelikle manzara belirlemektedir. Tepe
yamaçlarında bulunan konutların cephelerinden biri
genellikle manzaraya, bir başka deyişle karşısındaki
yamaca, diğer bir cephesi ise, bahçeye ya da sokağa
yönelik olarak tasarlanmıştır. Yamaçların her noktası
birbirinden değişik görünümler sunmakla birlikte, Kale
manzarasının hemen her konutun yönlendirilmesinde hâkim
bir faktör olduğu söylenebilir. Düz alanlardaki
konutların cepheleri ise, bahçelerine ve önlerinden
geçen sokak ya da caddeye yönelik olarak tasarlanmıştır.
 |
|
|
|
Yamaçlarda yapılmış olan konutlarda, parselin en üst
noktasındaki sokak seviyesi ile en alt noktasındaki
bahçe ya da sokak seviyesi arasındaki kot farkı bazen
bir kat oluşmasını sağlayacak yüksekliktedir.
Topografyanın neden olduğu bu durumda, üç katlı
konutlarda giriş katının ya da zemin katın üzerindeki
katlar, orta kat (1. kat) ve esas yaşam katı (2. kat);
giriş katının altında yer alan kat ise, bodrum kat ya da
bahçe katı olarak tanımlanmıştır. İki katlı konutlarda
ise bu tanımlama, eğer varsa bahçe katı ya da bodrum
kat, giriş katı ya da zemin kat ve esas yaşam katı
şeklindedir.
Boyabat'ta geleneksel konutlar genellikle ayrık düzende,
bahçeler içinde yapılmış olup bulundukları parselin
ortasına, sokak köşesine ya da sokak kenarına
yerleştirilmişlerdir. Ancak, arazinin değerli olduğu
çarşı bölgesinde parsel boyutları küçülmekte ve
yapılanma düzeni de değişmektedir. Bu bölgedeki bitişik
düzen görüntüsünde olan geleneksel konutlarda, yan
cephelerin tamamen birleştirilmediği, aralarında
yaklaşık iki saçak genişliği kadar 'karlık' mesafesi
bırakıldığı bir yapılanma biçimine daha rastlanmaktadır.
Konutların Cephe Özellikleri :
Boyabat'ta geleneksel konutlar, birbirlerine benzer gibi
görünmekle birlikte parselin konumuna, kat adetlerine,
sofa ve odaların çıkmalı ya da çıkmasız oluşlarına,
çıkma ve pencere biçimlerine vb diğer özelliklerine göre
değişen çok çeşitli cephe düzenlerine sahiptir. Cephe
düzenlerinin bütün genel özelliklerini manzara, sokak ve
bahçe cepheleri taşımaktadır. Çoğu kez bu cepheler
çakışmakta, manzara cephesi ile sokak cephesi ya da eve
giriş cephesi; bahçe cephesi ile giriş cephesi/sokak
cephesi aynı cepheler olmaktadır. Çoğunluğu ayrık
düzende yapılmış olan bu konutların eş değerde öneme
sahip olan sokak ve bahçe cepheleri çıkma veya
cumbalarla hareketlendirilip dışa açılmıştır. Servis
mahallerinin yerleştirildiği yan ya da arka cephelerden
biri, bazen de ikisi tamamen olmamakla birlikte, kısmen
dışa kapalı olarak düzenlenmiştir.
Geleneksel konutların cephelerine hakim olan katlar "
esas yaşam katı " olarak
adlandırdığımız üst kat ile eğer varsa "orta kafur. Üst
katta, ortada bulunan sofanın genellikle bir cumba ile
dışa doğru taştığı ve üçgen alınlıklı bir çatı ile
sonlandığı cephe düzenlerine çok sık rastlanmaktadır (lev.
14, res. 35). Konsol, payanda ya da dikmelerle
desteklenen genellikle tek, bazen de iki kat
yüksekliğinde olan cumbaların (lev. 11, res. 21);
kademeli çıkmalı ve çokgen planlı olanları da mevcuttur
(lev. 12, res. 25). Sıkça rastlanan bir başka cephe
düzeninde ise, orta katın sokağa ya da bahçeye bakan
odaları, sofayı geride bırakarak çıkmalarla dışarı
taşmakta, üst katta ise sofa, orta kat seviyesinden
itibaren çıkma yapan odaların da önüne geçerek cephede
belirginleşmektedir (lev. 11, res. 24). Odaların çıkma
yaparak sofanın önüne geçtiği ya da orta katta hem sofa
hem de odaların birlikte çıkma yaptığı; üst katta ise,
sofanın cumba yaparak odaların önünde bulunduğu (lev.
13, res. 24) ya da bir cephede cumbalı olan sofanın
diğer cephede odaların gerisinde kaldığı örneklere ve
ayrıca, kısmen farklılaşan cephe düzenlerine de
rastlamak mümkündür. Zemin kat cepheleri tamamen dışa
kapalı, masif görünümlü cepheler değildir. Bu katların,
üst kattakilerden boyut olarak daha küçük ve az sayıda
olan pencereleri ile kısmen de olsa, dışa açık katlar
olarak düzenlendiği görülmektedir. Zemin kat
cephelerinin önemli bir unsuru olan giriş kapıları, sofa
altına ve çoğu kez yan kenarları içbükey olan kavisli
bir niş içine yerleştirilmiştir. Ahşap ve iki kanatlı
olan giriş kapılarının üstünde çoğu kez, ışıklık olarak
adlandırabileceğimiz, taşlık mahallinin aydınlanmasını
sağlayan yatay bir pencere yer almaktadır (lev. 13, res.
30).
Geleneksel konutların orta kat ve esas yaşam
katlarındaki oda ve sofa pencereleri, biçimleri ve
sayıları ile hem plan düzenini dışarıya yansıtmakta hem
de cephe düzenini oluşturmaktadır. Odaların manzaraya,
sokağa, bahçeye yönelik duvarlarında genellikle iki
bazen de üç dikdörtgen pencere, sofaların dışarıya
açılan duvarlarında ise, genellikle iki kemerli pencere
yer almaktadır. Eğer odalar ve sofalar çıkmalı ise,
çıkma yan kenarlarına açılan pencerelerle bu mahallerin
görüş alanları genişletilmiştir. Pencere grupları
oda-sofa-oda şeklinde oluşan cephelerde genellikle 2-2-2
şeklinde olmaktadır. Bunun dışında kullanım sıklığına
göre, 3-2-3, 1-1-1, 2-2-3, 2-3-2, 2-4-2 şeklinde
düzenlenmiş pencere gruplarına da rastlanmaktadır.
Genellikle sürme olarak açılan pencerelerin yatayda üç
ya da iki, düşeyde iki bölümlü olan tipleri
kullanılmıştır. Orta ve üst kat pencerelerinde kafeslere
ve nadir olarak da ahşap lokmalı parmaklıklara
rastlanmaktadır. Latife Matuk Evi dışında hiçbir konutta
pencere kapağı görülmemiştir.
Geleneksel konutların bütün cepheleri, çamur sıva
üzerine kireç harçlı sıva ile sıvanmıştır. Çıkma ve
cumbalarla hareketli bir görünüm kazanan sıvalı
cepheler, ahşap kat silmeleri ve köşe pervazları ile
zenginleşmekte, alaturka kiremitli kırma çatılar ile de
tamamlanmaktadır. Çatıların en önemli özelliği yörede
'kedilik' olarak adlandırılan çatıya çıkış yerleridir.
Sıvalı yüzeyleri, dolayısıyla katları yatayda
birbirlerinden ayıran ve döşeme kirişlerinin alnını
örten ahşap kat silmeleri ile zemin kat seviyesinin
üstündeki yapı köşelerinde kullanılan köşe pervazları
geleneksel konut cephelerinin vazgeçilmez unsurlarıdır.
Sıvalı konutların dışında düşey ya da yatay ahşap
kaplamalı cepheleri olan konutlara da rastlamak
mümkündür.
Bazı
geleneksel konutların cephelerinde yer yer sıva üstüne
yapılmış geometrik desenler, ibrik ve kandil motifleri
görülmektedir. Kandil motifi özellikle sofaların üçgen
alınlıklarında kullanılmıştır. Bu tip süslemeler
dışında, geleneksel konutların en bezemeli olan
unsurları alt ve üst pencere pervazları ile köşe
pervazlarıdır. Genellikle, tek kilit taşı motifli, çift
kilit taşı motifli, üçgen alınlıklı üst pervazlar
kullanılmıştır.
Boyabat'ta balkonlu geleneksel konutların sayısı çok
azdır ( lev. 13, res. 31). Balkonlar ya
esas yaşam katı seviyesinde sofa veya odaların önünde ya
orta kat seviyesinde üst kat sofa çıkmasının altında ya
da hem zemin hem de üst katta sofa çıkmasının önünde
bulunmaktadır.
Konutlarda Yapım Sistemi ve Malzeme
Kullanımı :
Kayalık bir arazi üzerinde bulunan konutlar fazla derine
inmediği düşünülen moloz taş temellere sahiptir. Bu
temellerin üstünde yükselen bütün duvarlar -ocağın yer
aldığı kârgir duvarlar dışında ahşap çatkı düzeninde
yapılmıştır. Çoğu kez subasman seviyesine kadar yükselen
70-85 cm kalınlığındaki taş temeller ahşap bir hatılla
sonlandırılarak ahşap iskeletin oturacağı taban
hazırlanmış, bu hatılların ya da tabanların üzerine
ahşap dikmeler ve payandalar oturtulmuştur. Ahşap çatkı
arası, zemin katta moloz taş, bazen kerpiç, bazen hem
taş hem kerpiç; orta katta kerpiç ya da tuğla ile
doldurulmuştur. Esas yaşam katında ise, çatkı arası boş
bırakılarak dikmelerin üzerine bağdadi çıta çakılmıştır.
Çok nadir de olsa, orta katta ahşap çatkı arasının
dolgusuz bırakılıp bağdadi çıta ile kapatıldığı ya da
esas yaşam katındaki ahşap çatkının kerpiç ile
doldurulduğu örneklere de rastlanmaktadır. Ahşap çatkı
arasındaki kerpiç veya tuğlalar yatay ya da verev olarak
yerleştirilmiştir. Bağdadi çıtaların da ahşap tabanlara
paralel bir şekilde, sık aralıklarla çakılmış olduğu
görülmektedir. Ahşap çatkılı duvarların kalınlığı -sıva
dahil-15-18 cm arasında değişmektedir. Bütün duvarlar
içte ve dışta önce, saman katkılı çamur sıva, sonra
kireç harçlı/kaymak sıva ile sıvanmıştır.
Oda ve
sofa çıkmaları, dışarıya doğru çıkartılan döşeme
kirişlerinin konsollar ya da payandalar ile
desteklenmesi ile oluşturulmuştur. Özellikle, giriş
kapısının üstünde yer alan sofa çıkmaları, zemine oturan
ahşap başlıklı dikmelerle desteklenmektedir. Çıkma için
dışarıya doğru uzatılan döşeme kirişlerinin
desteklenmediği ya da alttan konsol veya payandalarla
desteklenmiş başka kirişlere oturduğu örneklere de
rastlamak mümkündür. Çıkma altları genellikle oda
tavanları gibi düşünülmüş ve ahşap tahtalarla
kapatılmıştır. Paşalarla geometrik desenlerin
oluşturulduğu çıkma altlan da mevcuttur. Ahşap çatkı
üzeninde kullanılan bütün elemanlar çam ağacından
yapılmıştır. Özellikle taban, kiriş ve dikmelerde 'özlü
çam' denilen, büyük kesitli çam ağaçlarının -sadece
kapak alındıktan sonra geriye kalan- sert, öz kısmı
kullanılmıştır (Başoğlu, 1990, 225).
Koruma Çalışmaları Süreci
İlçede
taşınmaz kültür varlıkları ile ilgili ilk koruma kararı,
1710 sayılı Eski Eserler Yasası'nın yürürlükte olduğu
dönemde, 10.03.1979 tarihinde Gayrı Menkul Eski Eserler
ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından alınmış ve 13 adeti
anıtsal yapı olmak üzere, 125 adet yapı tescil
edilmiştir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarım
Koruma Yasasının 1983 yılında yürürlüğe girmesiyle
yapılmaya başlanan "mevcut sit alanlarını irdeleme
çalışmaları" kapsamında Boyabat kenti de yeniden
inceleme kapsamına alınmış ve bu inceleme sonucunda,
Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu
tarafından alman 23.10.1987 tarih ve 3772 sayılı
kararda, 13 adet anıtsal yapı olmak üzere toplam 120
adet korunması gerekli taşınmaz kültür varlığının
tescillerinin devamına, 8 adet tescilli konutun tescil
kayıtlarının kaldırılmasına, 4 adet tescilli konutun
haklarında soruşturma açılmasına karar verilmiş,
Boyabat'ın Arkeolojik, Doğal ve Kentsel Sit alanlarının
sınırları saptanmıştır. Kurul, 26.09.1989 tarih ve 397
sayılı bir diğer kararında, 13 adet camı, medrese, okul,
çeşme ve türbe vb tescilli yapıyı anıtsal yapılar, 21
adet tescilli sivil mimarlık örneğini III. grup yapılar,
83 adet tescilli sivil mimarlık örneğini de IV. grup
yapılar olarak belirlemiştir. 11.10.1990 tarihinde yine
aynı Kurul, grupları belirlenen bu sivil mimarlık
örneklerinin -tescillerinin devam etmesi kaydıyla-grup
kararlarının kaldırılmasına karar vermiştir. Halen,
Boyabat'ta adı geçen Kurul'-un 09.04.1996 tarih ve 2453
sayılı kararı ile onaylanan ve Şehir Plancısı Erkan
Uçkun tarafından hazırlanan " Boyabat Koruma
İmar Planı" yürürlüktedir.
Koruma Planı İrdelemesi
Ülkemizdeki bütün tarihsel çevreler esas olarak hızlı
kentleşmenin ve kentsel işlevlerdeki farklılaşmanın
neden olduğu bir gelişim ve değişim sürecini yaşadıkları
için tahrip olmakladır. Boyabat kenti de bu değişim ve
gelişim süreci içinde, mevcudu koruyarak var olma ya da
modernleşme ikileminde kalan ve gittikçe tahrip olan
tarihsel çevrelerden biridir. Geleneksel dokuyu tahrip
eden nedenlerin başında, yangın (1925), deprem (1943) ve
sel (1948) felaketleri gelmektedir. Ayrıca, 1960'h
yılların sonlarında kentin içinden, yaklaşık 24-25 m
genişliğindeki bir yolun geçirilmesi de geleneksel
dokunun parçalanmasına ve kısmen yok edilmesine neden
olmuştur. Başlangıçta Hükümet Caddesi, sonraları ise
Adnan Menderes Bulvarı olarak bilinen bu yolun her ne
kadar kentin bağlık, bahçelik alanlarından geçirildiği
söylenmekte ise de, yolun açılması sırasında ne kadar
geleneksel konutun yıkıldığı bilinememektedir. Ayrıca,
bu yolun kenarlarına yapılan yüksek binalarla tarihi
kent dokusu gizlenmiş ve algılanması engellenmiştir.
Kent için
alman koruma kararlarının -nicelik olarak çok farklı
olmasa da- iki kez yinelenmesi, özellikle kent dokusunun
temel unsuru olan konutların değerlerinin çok altında
sınıflandırılmaları, sonra bu sınıflandırma kararının
gen alınması, çevre koruma konusunda bilgilendirilmemiş
halkın koruma ile ilgili kararlara olan güvenini
sarsmıştır. Sahipleri tarafından terk ve tahrip edilen
bu tescilli konutların grup kararının değişebileceği ya
da tescillerinin kalkabileceği düşüncesi halk arasında
yaygın bir kanı olarak etkisini sürdürmektedir.
Kültür
Bakanlığı tarafından yinelenerek yapılan
saptama-belgeleme çalışmaları sonucunda kentin
"korunması gerekli kültür ve doğa varlıkları" tam olarak
saptanamamış, yan yana bulunan eş değerdeki yapılardan
biri için tescil kararı alınırken, diğeri bu
sınıflamanın dışında bırakılmıştır. Kentin çekirdeğini
oluşturan çarşı bölgesindeki Cumhuriyet dönemi yapıları
olan dükkanlar ise saptama ve belgeleme çalışmalarına
dahil edilmemişlerdir.
80'li
yıllarda kullanılan toplu konut kredisi ile Boyabat
Kentsel Sit Alanı dışındaki alanlarda apartmanlar
yapılmıştır. Boyabat kent nüfusunun bu yeni yerleşim
alanlarına kayması, geleneksel konutların terk edilerek
boş bırakılmasına ya da köylerden gelen yoksul halkın
kullanımına bırakılmasına neden olmuştur. Basit
onarımlarla korunarak kullanılabilecek olan bu konutlar
gerekli maddi kaynak sağlanamadığı için onarılamamış ve
köhnemeye terkedilmişlerdir.
Yukarıda
belirtilen nedenler dışında çok önemli olan bir diğer
neden ise, Boyabat Koruma İmar Planı'nın uygulama
aşamasında geleneksel dokuda büyük tahribata neden
olacak kararlar içermesidir. Söz konusu planın,
geleneksel dokunun özgün nitelikleri ile varlığını
sürdürebilmesini sağlamaktan yoksun kısımları şöyle
özetlenebilir:
-Boyabat'ta, tarihsel dokunun ve geleneksel yapıların
tanımlanabilmesi için mutlak olan analiz, sentez ve
sokak silueti çalışmaları yapılmamıştır*.
* Boyabat Koruma Amaçlı imar Planı Raporu'nda,
bu çalışmaların yapıldığına ilişkin bir bilgi yer
almamaktadır.
-Boyabat
kent ölçeğinde plan onama sınırı içinde kalan tüm alanın
aynı zamanda sit alanı olarak düşünülmesi gerekirken,
Kentsel Sit alam parçalanmış ve korunması gerekli çarşı
bölgesi sit alanı dışında bırakılmıştır. Planda, çarşı
bölgesinde yer alan iki katlı, kârgir dükkanlar yerine,
çoğu kez parselleri birleştirerek büyük kütleli ve üç
katlı yeni yapılara izin verilmiştir.
-Planda,
Kentsel Sit sınırlarının sokakların aksından ve yapı
adalarının içinden geçirilmesi ile aynı sokakta iki
farklı yapı cephesinin oluşmasına sebep olunmakta ya da
sırt sırta konumlanan iki parselde yer alan yapılardan
biri korunurken diğer parsele daha yüksek katlı
betonarme yapı yapma hakkı verilmektedir.
-Tarihsel
kentin en önemli doğal özellikleri (kent içinden geçen
kanallar, kayalıklar,ağaçlık alanlar) bu planda
değerlendirilmemiş; korunması gerekli sokaklar, sokak
cepheleri, sokak kaplamaları, setler, bahçeler, bahçe
duvarları, bahçe içindeki servis mahalleri ve kentsel
vistalar (kentin en iyi algılandığı noktalar)
belirtilmemiştir.
-Planda,
organik bir kent olan Boyabat'ın özgün sokak sınırları
(Çay Sokak vb) cetvelle düz çizgi çizilerek
değiştirilmiş, genişletilmiş ve genişletilen yolların
kenarındaki tescilli yapıların da yıkılarak geriye
çekilip korunması ya da önerilen yapı kütlesi ile
yeniden yapılması önerilmiştir.
-Tescilli
yapıların yanı sıra, tescil edilmemiş olan ve geleneksel
dokudaki homojenliği sağlayan "uyumlu yapılar" ya da "
çevresel değerdeki yapılar " planda
belirtilmemiş, özellikle Cumhuriyet dönemine ait tuğla
binalar değerlendirmeye hiç alınmamıştır (lev. 15, res.
38).
-Yeni
yapı yapmak yerine, tescilli yapılardan bazılarına yeni
kentsel işlevler verilmemiş, kent sakinlerinin nefes
alıp bir araya gelebileceği "Ekin Pazarı" gibi boş
alanlara ise resmi kurum binaları yapılması
önerilmiştir.
Kaynakça
Başoğlu,
Bekir 1972 Boyabat ve Çevresi Tarihi, Boyabat.
Başoğlu,
Bekir 1990 Boyabat Yöresi Araştırmaları, Boyabat.
SİAD
1999, Boyabat Mimarisi, Sinoplu İşadamları Rehberi,
İstanbul, 32-34.
UÇKUN,
Erkan 1996, Boyabat Koruma Amaçlı İmar Planı
Raporu(yayınlanmamış rapor), Samsun.
|
|